Arşiv

Artık bildiğimiz dünyanın sonuna geldik. Nerede olduğumuzu, hangi hastalıkları geçirdiğimizi, biyolojik verilerimizi, sosyal medya aracılığıyla kime bağlı olduğumuzu, hangi şarkıları dinlemeyi, hangi dizi ve filmleri izlemeyi, paramızı neye harcamayı sevdiğimizi ve ne kadar harcanabilir gelirimiz olduğu gibi bize ait pek çok mahrem bilgiyi artık biliyorlar, işliyorlar ve bu bilgileri satarak büyük servetler elde ediyorlar.

Hukukun esas sınırlayıcı hükmü siyasî iktidara yönelik veçhesiyledir. Çünkü, hukuk olmasa da, siyasî iktidar, güç sahibi olması hasebiyle insanı sınırlayabilir. Ancak, hukuk olmazsa insanın siyasî iktidara karşı bir sınırlama vazifesi görebilmesi mümkün gözükmemektedir.

İki ismin ortak çabası devleti zamansal ilişkilerin nedensel ilişki olduğu zannıyla açıklayan kuramlara, kavrayışlara ve izahlara karşı çıkarak kendi özgül ve çok katmanlı kuramlarını ortaya koymaktır. Modern Devlet olgusu kanaatimizce ancak Tilly ve Bourdieu birlikte anlaşıldığında kavranılmaya müsait hale gelmektedir.

David Ricardo vergiyi, bir ülkenin toprak ve emek ürünlerinden hükümetin emrine verilen parça olarak tanımlamakta ve bu tanım içindeki hükümet ibaresi vergi ile iktidar arasındaki ilişkiye dair çıkarımlar sunmaktadır. Bu yazıda Ricardo’nun dikkat çektiği minvalde kısmen siyasal iktidar-vergilendirme münasebetine değinilecektir.

Ailenin toplumun en küçük temel taşı olması nedeniyle toplumda yankı bulan unsurların da temellerinin ailede aranması sık karşılaşılan bir durumdur. Toplumda her an bulunan ve farklı okumalarla farklı türlerini görebildiğimiz iktidar ilişkilerinin aileyi meydana getiren bireyler arasında bulunması muhtemeldir.

Şiirle iktidar arasındaki ilişki daima methiye türündeki manzumelerle iktidarın lehine bir seyir takip etmemiştir. Şair, göz kamaştırıcı bir dille azametini, adaletini, cömertliğini övdüğü muhatabını yeri geldiğinde kaleminin ucunu hafifçe sivriltip bir sineğin dokunuşunun verdiği rahatsızlık miktarınca nükte ve mizah yollu uyarmış; yeri geldiğinde aynı kalemi kılıç gibi keskinleştirerek iktidar sahiplerini kararları ve icraatlarından ötürü en sert biçimde eleştirmiştir.

Kültür ve sanat politikaları, toplumsal düşünce, inanç, değerler ve davranışların izdüşümü olup, siyasal hayatın yönlendiricisi konumundadır. Bu noktada iktidar tarafından gerçekleştirilmek istenen siyasal mühendisliğin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Yapımcılar ile sinema işletmecileri arasındaki sorunun temeli gelir paylaşımına dayanıyor. Sorun ortada ve herkes durumun farkında aslında. Çözümde tarafların oturup anlaşmaları ama özellikle Mars, anlaşmaya yanaşmayınca konu devletin müdahalesi ile sonuçlandı.

Körfez ülkelerinin kendi müzelerinde ve tarih dersleri içeriklerinde, İslam öncesi sürecin kültürel etkisi de sık sık zikredilmektedir. Bu tarihî sürecin iktidar anlayışı -her ne kadar bölge insanı daimî olarak başka topluluklar ile ticari ilişkiler içinde olsa da- yerel kabilecilik kavramı etrafında gelişmiştir

"Arap Baharı, Arap İsyanları ya da Arap Devrimleri” olarak adlandırılan halk ayaklanmalarından birçok Arap ülkesi etkilenmiş, kısmi reformlarla sistemin devamının sağlanmasından rejim değişikliğine, askeri dış müdahaleden iç savaşa kadar farklı tecrübeler ortaya çıkmıştır.

Tarih boyunca Japon İmparatorları hep önemli bir siyasi unsur olarak görülmüşlerdir. Bazı dönemlerde imparatorlar, kendi divanlarıyla birlikte ülkeyi meşru hükümranı olarak tek başlarına idare etmişler; ancak çoğu zaman ise ülkenin esas idarecileri tarafından varlıklarını meşrulaştırıcı bir unsur olarak kullanılmışlardır.

İcat edilmiş gelenek/gelenekler için “neden icat edildiler” sorusunu sormak önemlidir. Hobsbawn, icat edilmiş bu geleneklerin grup birliğini sağlamak ve bunu meşru kılmak adına tarihe başvurduklarını ifade etmektedir. Hatta devrimci hareketler dahi bir noktada halk geçmişine, devrim geleneklerine ve kendi şehitlerine atıfta bulunarak yaratmış oldukları yeniliklerin sağlamlaştırma çabasında bulunmuşlardır.

Şiddet, en küçükten en büyüğe, hangi sosyal sistemi tahlil etmeye girişirseniz girişin, yüz yüze geleceğiniz temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu cesamette bir varlık alanının parçası olabilmek ise, ancak farklı tipolojilere konu edinilebilecek bir iç çeşitliliğe sahip olabilmekle mümkün.

takdim yerine üniversiteyi yeniden düşünmek

Üniversite, ihtiva ettiği anlam ve gördüğü işlevler bakımından, bugünün Türkiye’sinde artık toplumun yalnızca dar bir kesimiyle bağlantılı bir yapı olmaktan çıkmış; bilakis neredeyse toplumda temas etmediği hiçbir kısım kalmamıştır.

Belki de güzelliğin en büyük cazibesi, güzelliğin bizatihi ona kayıtsız ve yabancı olan ve estetik değerini sadece birbirlerine olan yakınlıklarından alan unsurların şeklini aldığı gerçeğinde yatmaktadır

“Harcıâlemleştirme; bir kişinin tekelinde olanın iki ya da daha çok kişinin kılınmasıdır.”1 Bu tanımın işaret ettiği “mübadele”, esas itibariyle Pazar’ın işlevidir. Bir mübadele alanı olan Pazar yeri, üretim ve tüketim ilişkilerini belirlerken bir yandan da bu ilişkiler üzerinden toplumsal yapıyı ve yaşam biçimini şekillendirir.



Toplam: 231 |  Gösterilen: 1 - 20 1 2 3 4 5 6 >>>