Sayı 8 / Erol Güngör

Erol Güngör 1960’lardan itibaren Türkiye’de hızlanan sanayileşme ve kentleşme sürecinin ve siyasi kimlikler alanındaki çeşitlenmelerin getirdiği toplumsal ve siyasî bunalımları bir sosyal bilimci olarak değerlendirdi. Bunu yaparken sosyal meselelerin kültürel ve tarihî yönlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin Batı dünyasıyla süregelen uzun ve sancılı ilişkileri ve yaşadığı demokratikleşme süreci boyunca en önemli sorun alanlarından birisi de din ve vicdan hürriyeti olmuştur.

istanbul-bosna hattında islam ın uyanışı tartışması

Erol Güngör ve Aliya İzzetbegoviç üzerine mukayeseli bir değerlendirme

İlmi çalışmaları ile birlikte tercüme işini büyük bir titizlik ve disiplinle sürdüren Erol Güngör’ün kendi tabiriyle “bir feragat işi” olarak gördüğü mütercimlik, onun hayatında neden bu kadar merkezi bir yer tutmuştur? Tercümenin “kimlik” ve “dil” ile olan irtibatı nedeniyle Güngör bu feragat işini, bir mükellefiyet olarak üstlenmiştir.

Erol Güngör, İslâmın Bugünkü Meseleleri isimli kitabının başında, “uyku ile uyanıklık arasında” diye çok güzel bir metafor kullanmış. İslam dünyasının halini tanımlarken, “ Uyku ile uyanıklık arasında” tabirini kullanıyor. Hakikaten bu çok müthiş bir metafordur. Çünkü İslam dünyası hâlâ uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerde.

Erol Güngör Hoca, İslâmın Bugünkü Meseleleri’nde karşımıza İslam dünyası ile ilgili bir imaj koyuyor. Bu imajdan hareketle bir kısım beklentileri orta yere koyuyor. İslam dünyasının manzara-ı umumiyesi budur, temel meseleleri bunlardır. Bu meseleleri geleceğe doğru şu şu istikamette taşıyabilecek dinamikler de şunlardır. Aydın kadroların arasındaki farklılaşmadan, mücadeleden temel zihniyet meselelerine kadar pek çok hususu dile getiriyor.

erol güngör düşüncesinde tasavvufun “takdîmi”

Güngör, sosyal psikolojiyi merkeze alarak, kendi neslinin ve sonra gelenlerin yapma cehdini ve cesaretini pek gösteremediği, disiplinler arası bir bakış açısıyla Türk cemiyetinin meselelerine dair eserler verdi.

Erol Güngör; Türkiye’nin sosyal ve kültürel meselelerine, siyasi ve ideolojik çizgiden uzak fakat tutarlı bir bakış açısıyla, kendine özgü bir yaklaşım sergileyebilmiştir. Özellikle, milliyetçilik, milli kültür, Türk aydınının durumu, eğitim meselemiz, modernleşme, batılılaşma ve son ikisinin paralelinde yaşadığımız kültürel değişmelerin seyri ve bu noktada, Türk milliyetçilerinin tutumlarının nasıl olması gerektiği hususları O’nun kafa yorduğu temel meselelerdir.

Milliyetçilik bir kültür hareketi olmasıyla ırkçılığı, halka dayanan bir siyasî hareket olmasıyla da otoriter idareleri reddeder diyen Güngör, milliyetçiliğin asıl gayesinin geniş kitlenin iradesine dayanan bağımsız bir siyasî idare ve bu siyasî birlik içerisinde millî bir kültür tesis etmek olduğunu belirtmektedir.

erol güngör ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki

erol güngör’ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki hakkındaki görüşleriyle ilgili bazı değerlendirmeler

Erol Güngör, Türkiye’nin ve Türk aydınlarının sorunlarını anlamış, bunlara çözüm önerileri sunmuştur. Türk aydınlarının, Tanzimat’tan beri kendine yabancılaşma, milletinden ve kültüründen uzaklaşma cereyanının içinde yer almamış; Türk kültürünün içinde yer alıp, kültürden uzaklaşmadan modernleşmenin yollarını aramıştır.



Toplam: 16 |  Gösterilen: 1 - 16 1