Semra Ağaç SUCU

“Harcıâlemleştirme; bir kişinin tekelinde olanın iki ya da daha çok kişinin kılınmasıdır.”1 Bu tanımın işaret ettiği “mübadele”, esas itibariyle Pazar’ın işlevidir. Bir mübadele alanı olan Pazar yeri, üretim ve tüketim ilişkilerini belirlerken bir yandan da bu ilişkiler üzerinden toplumsal yapıyı ve yaşam biçimini şekillendirir.

değerler hiyerarşisi bağlamında etik ve ahl k

“Etik”, bireyin belli bir durumda ifade etmek istediği değerlerle ilgiliyken; “ahlâk”. bu değerlerin uygulamasıyla ilgilenmektedir. Bir başka ifadeyle; etik usûl veya biçim, ahlâk ise esas ya da içerik ile ilgilidir.

İlmi çalışmaları ile birlikte tercüme işini büyük bir titizlik ve disiplinle sürdüren Erol Güngör’ün kendi tabiriyle “bir feragat işi” olarak gördüğü mütercimlik, onun hayatında neden bu kadar merkezi bir yer tutmuştur? Tercümenin “kimlik” ve “dil” ile olan irtibatı nedeniyle Güngör bu feragat işini, bir mükellefiyet olarak üstlenmiştir.

rasyonel aklın türevlerine karşı geleneğin tortusu

Sözleşmeyi haklılaştırmak için türev vazifesi gören rasyonalizm, aklı kutsamak adına, bütün etik ve ahlaki değerleri irrasyonel ve modası geçmiş yaftasıyla reddetmiştir.Geleneksel ilişki biçimlerinin ve dayanışma ruhunun kaybolması ile insan muhafazasız kalırken, devlet giderek daha fazla merkezileşmeye ve totaliterleşmeye başlamıştır.

tutulmus  akılla ironi ye bag lanan bel

Teknoloji ve küreselleşmeye paralel olarak günümüz toplumlarının yaşam tarzları ve buna bağlı olarak toplumsal-kültürel yapıları hızla değişiyor.

Küreselleşme ile yaşanan toplumsal değişimi Zygmunt Bauman “göçebeliğin intikamı” olarak tanımlamaktadır. İnsanların küresel ölçekli hareketliliğini ifade eden bu kavram, sınırların kalktığı bir dünyada mobil yaşam biçiminin geçmişteki göçebe toplum yapısına benzerliğine dikkat çekmektedir.

Günümüzde insan, modern hayatın sunduğu tüm imkânlara rağmen büyük bir maddî ve manevî tatminsizlik içindedir. Para hırsı ve tamahkârlığı nedeniyle tüm ahlâkî ölçüleri çiğneyerek salt kişisel menfaatlerine göre yaşamakta ve her şeyin değerini, sağladığı fayda ile ölçmektedir. Tüketim kültürünün ürettiği sahte ihtiyaçları, asıl değerlerini harcamak suretiyle tatmin etmeye çalışmaktadır.



Toplam: 7 |  Gösterilen: 1 - 7 1