M. Fatih KARAKAYA
takdim yerine tarihin değişmez akıntısı göç

düşünce dergisi'nin altıncı sayısı çıktı

takdim yerine düşünce nin çığlığı dil

düşünce dergisinin 5. sayısı çıktı...

seküler bir ahl k kurma çabası olarak sosyoloji

Durkheim, göreneğin uzak bir geçmişten beri yapılageldiği için aşina bir davranış şekli olmanın yanı sıra, aynı zamanda toplumun bütün üyelerine kendisi ile mutabakatı bir mecburiyet olarak dayatan normatif bir iktidar olarak da tanımlanabileceğinin altını çizmektedir.

takdim yerine - kaybolan ahl kın peşinde

Kendisini unutmuş, dedesine nefret duyan ve bu nefreti bazen daha uzak cetlerine abartılı güzellemelerle açığa vuran, olmadık yerlerde kendine köken arayan, kâh Batılı olmaktan oldukça sevinçli ve mutlu, kâh eskinin hasreti ile hüzünlü ve öfkeli, adeta bipolar bir toplumuz.

entelektu ellere rag men

Nasıl ki yedi ölümcül günah ve yedi asil erdem varsa, yedi tür de entelektüel vardır. Yahut, en azından yediye kadar sayınca, bu kadar çeşitlilikle yetinip kafa karışıklılığı da yaratmamak adına saymayı bırakmak fena olmaz. Bir kişi aynı zamanda hem ilahî düzeni kabul edip hem de şeytanla oynaşıyorsa tatmin edici bir girizgâhtan epey uzaktayız demektir.

Artık-değerin gaspı, feodal bağlarından özgürleşmiş emek gücüne ve paranın mahiyetinde gizlenmiş meta fetişizmine olduğu kadar emek sürecinin denetimini kaybetmemek adına emekçiyi daima baskılayacak bir yedek emek ordusuna ihtiyaç duymaktadır. İşte bu çok ihtiyaç duyulan yedek emek ordusunu besleyen en önemli demografik hareket de göç olmuştur.

takdim yerine para varlığı bir dert yokluğu yara

Düşünce Dergisi’nin ilk sayısında piyasa-tefekkür-haysiyet-kariyer gerilimlerinin içinde çizdiğimiz entelektüel portresi bizi kaçınılmaz bir şekilde bu gerilimin merkezindeki araç/amaç olan parayı konuşmaya itti. Neydi sahiden para?

takdim yerine türkiye de ve dünyada entellektüel

“Dergi, hür tefekkürün kalesidir” der Cemil Meriç. Düşünce Dergisi ise, hür tefekkürün bozkırıdır, kalesi değil. Zira tefekkür/düşünce bir kaleye sahipse, belki de hapsolduğunun farkında olmayan bir şaşkınlık nöbetinden öte bir şey değildir.

paranın felsefesi

Georg Simmel, 1858 yılında Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Berlin’de, kent hayatının en merkezinde konumlanan bir cadde üzerindeki evlerinde dünyaya geldi. Her ne kadar babasının erken ölümü neticesi Katolik bakıcısı tarafından bir Katolik olarak yetiştirilmişse de Simmel’in felsefesi ve toplumsal düşüncesi, Yahudi inancının izlerini taşımaktadır.



Toplam: 9 |  Gösterilen: 1 - 9 1