24 Kasım 2015

  • Paylaş
orta asya türk topluluklarında devletin ortaya çıkışında maddi koşulların etkisi: hun ve göktürk devletleri örnekleri
orta asya türk topluluklarında devletin ortaya çıkışında maddi koşulların etkisi: hun ve göktürk devletleri örnekleri

Göçebe yaşamın mecburiyeti, ekonomik yaşamdan sosyal hayata, hukuktan devletleşme süreçlerine kadar Türklerin hayatında esas belirleyici unsur olmuştur.

Asya’nın geniş bozkırlarında binlerce yıl boyunca bozkır şartlarının çizdiği sınırlarda tekâmül eden Türk topluluklarının devletleşme süreçleri de bu şartların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Uçsuz bucaksız bozkırda temel geçim kaynağı olan hayvancılıktan dolayı otlakların paylaşımı üzerinden bir araya gelmeye başlayan Türk boylarının ulaştığı en büyük siyasi sistem il (devlet) olmuştur. İçerideki dengeyi otlak paylaşımı başta olmak üzere bozkırın sosyo-ekonomik şartlarına göre yürüten devletin, dış ilişkilerinde de bozkır şartları etkili olmuştur. Bozkırda her an dinamik halde bulunan onlarca boy ve budun arasında sosyo-ekonomik ve siyasî güç paylaşımında başarısız olan devlet hızla zayıflamaya ve sonunda yıkılmaya mahkûm olmuştur.....

Bu çalışmada, Orta Asya’da yaşayan Türk topluluklarının kurmuş oldukları siyasî örgütlenmelerin ortaya çıkış süreçleri maddi boyutları ile incelenecek ve bu yapıların içeride ve dışarıda (uluslararası anlamda)ilişkilerini tesis ettikleri hukuksal mantık verilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda ilk bölümde kısaca Türklerin ortaya çıktığı fiziksel mekânın şartları çizilerek bunların sosyo-ekonomik örgütlenmeye etkileri verilecektir. Daha sonra ikinci bölümde, devletleşmeye giden sürecin sosyal ve siyasal anlamda nasıl ortaya çıktığı ele alınacaktır. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde sırasıyla Hun ve Göktürk devletlerinin yapıları, hun ve göktürk devletleri örnekleriTürklerin Orta Asya’da kurmuş oldukları en önemli iki devlet olmaları sebebiyle örnek inceleme konusu yapılacaktır. Dört bölümün tamamında Türklerin gerek devletleşme süreçlerinde gerekse de kurdukları devletler döneminde diğer topluluk ve devletlerle ilişkilerini tesis ettikleri temel hukuksal mantık, örnekler vasıtasıyla ortaya konulmaya çalışılacaktır. Fakat en başta belirtilmesi gereken hususlardan bir tanesi de Türklerde devletin ortaya çıkış sürecinde sadece maddi koşulların etkili olmadığıdır. Maddi unsurlarla birlikte sosyal unsurlar da Türklerin siyasal örgütlenmesinde çok büyük etkilere sahip olmuştur. Buna rağmen bu çalışma, konunun sadece maddi boyutunu ele almaktadır. Bu nedenle de Türklerin devletleşme süreçlerinin net olarak anlaşılabilmesi için bu süreçlere etki eden gerek maddi gerekse de sosyal unsurlar bir arada göz önünde bulundurulmalıdır....

 



İlgili Konular Kürşat Güç
Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Düşünce Dergisi'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

günümüz türkiye sinde müslüman kadının siyasi hayata katılımı üzerine görüşler

Geçmişte Müslüman kadınlar siyasi partilerin iktidar savaşında araç olarak kullanılmış ancak seçimlerden sonra evlerine geri gönderilmişlerdi. İslamcı olsun olmasın ataerkil zihniyetin uzantısı niteliğindeki bütün siyasi partiler için bu geçerlidir.

devletin kaybından sonra bir milletin tasfiyesi endülüs müslümanlarının sonu

Moriskolaştıktan sonra görünüşte Hristiyanlığı kabul etseler de Eski Hristiyanlar onların bu yeni kimliklerine hiçbir zaman güvenmemiş ve kendileri için uygun gördükleri bir zamanda da tamamen tasfiye yoluna gitmişlerdir. Günümüzde bu dramatik süreci iyi tahlil etmediğimiz takdirde dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan sadece Müslümanların değil, ezilen pek çok milletin yaşadığı dramları anlamlandırmamız mümkün değildir

muhammed abid cabiri ve mustafa akkad ın eserleri ışığında islam

Peygamber dönemi siyasi formasyonunun tam anlamıyla bir devlet şeklini alması daha sonraki dönemlerde görülebilir; ancak peygamber döneminde; yetke (sulta), bu yetkenin kaynağı ve meşruiyeti ispatlamaya yönelen ve dine daveti esas amaç edinen, bu dava-ispat ekseninde şekillenen bir siyasi yapıdan söz edilebilir.

devletin ideolojik aygıtı olarak sinema

Duygusal boyutta özdeşleşebileceği kahramanlar ile hayalleri bir araya getiren sinema, devletin ideolojisi ile toplum arasında bir arabulucu gibidir. Genellikle ise bu arabuluculuk devletin hanesine artı puan yazdıran ikna ile sonuçlanır.

rasyonel aklın türevlerine karşı geleneğin tortusu

Sözleşmeyi haklılaştırmak için türev vazifesi gören rasyonalizm, aklı kutsamak adına, bütün etik ve ahlaki değerleri irrasyonel ve modası geçmiş yaftasıyla reddetmiştir.Geleneksel ilişki biçimlerinin ve dayanışma ruhunun kaybolması ile insan muhafazasız kalırken, devlet giderek daha fazla merkezileşmeye ve totaliterleşmeye başlamıştır.

el-med netü l-f dıla

Demokrasi Farabî’ye göre her türlü hazcılığı ihtiva edebilecek ve her türlü fasid fikrin ortaya çıkmasına neden olabilecek bir yönetimdir. Demokrasi herkese her şeyi yapması için serbestiyet tanıdığı için faziletli olması mümkün değildir.


En Çok Okunanlar