11 Temmuz 2019

  • Paylaş
istanbul-bosna hattında “islam’ın uyanışı” tartışması
istanbul-bosna hattında “islam’ın uyanışı” tartışması

Erol Güngör ve Aliya İzzetbegoviç üzerine mukayeseli bir değerlendirme

Bu yazıda, Hicretin 15. asrına girilirken Osmanlı medeniyet coğrafyasının farklı köşelerinden iki önemli düşünce adamının ortak bir tema, “İslam’ın Uyanışı” meselesi, etrafında yaptıkları değerlendirmeler ele alınacaktır. Söz konusu isimlerden ilki, devlet adamlığından önce fikirleriyle temayüz eden Aliya İzzetbegoviç’tir. İnsanlık tarihinin karanlık sahneleri arasında yer alan Bosna Savaşı ve katliamları esnasında ve sonrasında sergilediği liderlik sebebiyle “bilge kral”olarak da anılan İzzetbegoviç’in birçok dile çevrilmiş eserleri bulunmaktadır. Çalışmamızda, ilk kez 1970’de Boşnakça yayınladığı “İslam Deklarasyonu” adlı kitabı incelenecektir.

Düşüncelerini mercek altına yatıracağımız diğer mütefekkirimiz Prof. Dr. Erol Güngör’dür. Akademik kariyerini sosyal psikoloji alanında yapan Erol Güngör hocamız, Türk kültürü, tarihi, milliyetçilik, batılılaşma-modernleşme tartışmaları ve İslam medeniyetinin meseleleri hakkında günümüzde hâlâ üzerinde tartışmalar yürütülen çok sayıda kıymetli eser telif etmiştir. Güngör’ün, yazıldığı dönemden itibaren yaygın bir ilgiye mazhar olan “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” kitabı, çalışmamızın ikinci sütununu oluşturmaktadır.

Biri Devlet-i Aliyye’nin tarihi Batı serhaddindeki Bosna’dan diğeri de başkenti İstanbul’dan yükselen bu sütunlar yan yana getirildiklerinde,yalnızca İslam dünyasının meselelerinin 20. yüzyılın son çeyreğindeki yorumlanışına dair örnekler sunmuyorlar. Aynı zamanda, hem paylaştıkları hem de ayrıştıkları tahlilleriyle, tesirleri günümüze kadar uzanan İslamcılık-milliyetçilik tartışmasına yeni bir perspektiften bakılmasını mümkün kılabilecek bir zemini de omuzluyorlar.

 

Yazının devamı Düşünce Dergisi'nin Erol Güngör sayısında...

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Düşünce Dergisi'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

erol güngör kaçışlar ülkesinin kaçkın olmayan evladı

Düşünce Dergisi'nin 8. sayısı Türk düşünce dünyasının en önemli mütefekkirlerinden olan Prof. Dr. Erol Güngör’ü ele aldı.

Erol Güngör, Türkiye’nin ve Türk aydınlarının sorunlarını anlamış, bunlara çözüm önerileri sunmuştur. Türk aydınlarının, Tanzimat’tan beri kendine yabancılaşma, milletinden ve kültüründen uzaklaşma cereyanının içinde yer almamış; Türk kültürünün içinde yer alıp, kültürden uzaklaşmadan modernleşmenin yollarını aramıştır.

erol güngör ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki

erol güngör’ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki hakkındaki görüşleriyle ilgili bazı değerlendirmeler

Milliyetçilik bir kültür hareketi olmasıyla ırkçılığı, halka dayanan bir siyasî hareket olmasıyla da otoriter idareleri reddeder diyen Güngör, milliyetçiliğin asıl gayesinin geniş kitlenin iradesine dayanan bağımsız bir siyasî idare ve bu siyasî birlik içerisinde millî bir kültür tesis etmek olduğunu belirtmektedir.

Erol Güngör; Türkiye’nin sosyal ve kültürel meselelerine, siyasi ve ideolojik çizgiden uzak fakat tutarlı bir bakış açısıyla, kendine özgü bir yaklaşım sergileyebilmiştir. Özellikle, milliyetçilik, milli kültür, Türk aydınının durumu, eğitim meselemiz, modernleşme, batılılaşma ve son ikisinin paralelinde yaşadığımız kültürel değişmelerin seyri ve bu noktada, Türk milliyetçilerinin tutumlarının nasıl olması gerektiği hususları O’nun kafa yorduğu temel meselelerdir.

Güngör, sosyal psikolojiyi merkeze alarak, kendi neslinin ve sonra gelenlerin yapma cehdini ve cesaretini pek gösteremediği, disiplinler arası bir bakış açısıyla Türk cemiyetinin meselelerine dair eserler verdi.


En Çok Okunanlar