11 Temmuz 2019

  • Paylaş
dünden bugüne millet, millî kültür ve milliyetçilik

Milliyetçilik bir kültür hareketi olmasıyla ırkçılığı, halka dayanan bir siyasî hareket olmasıyla da otoriter idareleri reddeder diyen Güngör, milliyetçiliğin asıl gayesinin geniş kitlenin iradesine dayanan bağımsız bir siyasî idare ve bu siyasî birlik içerisinde millî bir kültür tesis etmek olduğunu belirtmektedir.

Erol Güngör, eserlerini 1970’lerin Türkiye’sinde, yani milliyetçiliğin bir nevi “iç harp ideolojisi” hâline geldiği ve yine milliyetçiliğin bir “özel isim” (Çalık 1991) addedildiği yıllarda kaleme almıştır. O, içinde bulunduğu toplumu ve toplumun sıkıntılarını işlemek üzere millet, milliyetçilik ve millî kültürü çalışmalarının başlıca konusu yapmıştır. Eğer Edgar Morin’in insanın “fiziksel, biyolojik, kültürel, tarihsel ve toplumsal bir varlık” olduğu yolundaki tanımını hareket noktası kabul edecek olursak gerçekten de toplumun onu var eden unsurlardan müteşekkil o “özel isminden” âri incelenmesinin boşuna bir çaba olmaktan öteye gitmeyeceği açıkça görülür. Şahsiyetine, ilim adamlığı vasfına ve fikirlerine saygı ve hayranlık duyan bu satırların yazarı için Erol Güngör’ün eserlerini yeni bir değerlendirmeye tâbi tutmak gerçekten zorların zoru bir iştir. Ancak biz onun en iyi öğrencisi onu en kritik şekilde eleştirebilendir diye düşünmekte ve işbu makaleyi kaleme almaktayız.

Çalışmamızı nasıl bir güzergâhta işleyeceğimizden bahsetmeden evvel ileride oluşması muhtemel bir kavram kargaşasına burada dikkat çekmek istiyoruz. Bizdeki millet kelimesine mukâbil Avrupalılarca kullanılan nation kelimesi bir takım literatürde ulus şeklinde tercüme edilmiştir. Biz burada belli bir ölçüde subjektiviteye kaçma pahasına da olsa Avrupalılar’ın nation’unu ulus kelimesi ile karşılayacak; millet kelimesini ise yukarıda bahsettiğimiz “özel isim” yerine kullanacağız. Erol Güngör’ün eserlerinde millet, milli kültür ve milliyetçiliği daha sağlıklı inceleyebilmek için önce, mekânda da bir genişlik sağlamak amacıyla, batı literatüründe ana hatlarıyla bu kavramların tarihçesini verecek (1); Erol Güngör’ün fikirlerine ve eleştirilerine başvuracak (2); Güngör üzerindeki değerlendirmeleri (3) ve alternatifleri ortaya serecek (4); ve genel değerlendirmelerimizi yapacağımız sonuç bölümüyle çalışmamızı tamamlayacağız (5).

 

* Bu makale, Kültür Ocağı Vakfı’nın 2008 yılında Erol Güngör’ün vefatının 25. yılı anısına düzenlediği “Erol Güngör’de Millet, Millî Kültür ve Milliyetçilik” konulu makale yarışmasında Birincilik Ödülü kazanmıştır.

 

Yazının devamı Düşünce Dergisi'nin Erol Güngör sayısında...

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Düşünce Dergisi'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

erol güngör kaçışlar ülkesinin kaçkın olmayan evladı

Düşünce Dergisi'nin 8. sayısı Türk düşünce dünyasının en önemli mütefekkirlerinden olan Prof. Dr. Erol Güngör’ü ele aldı.

Erol Güngör, Türkiye’nin ve Türk aydınlarının sorunlarını anlamış, bunlara çözüm önerileri sunmuştur. Türk aydınlarının, Tanzimat’tan beri kendine yabancılaşma, milletinden ve kültüründen uzaklaşma cereyanının içinde yer almamış; Türk kültürünün içinde yer alıp, kültürden uzaklaşmadan modernleşmenin yollarını aramıştır.

erol güngör ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki

erol güngör’ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki hakkındaki görüşleriyle ilgili bazı değerlendirmeler

Milliyetçilik bir kültür hareketi olmasıyla ırkçılığı, halka dayanan bir siyasî hareket olmasıyla da otoriter idareleri reddeder diyen Güngör, milliyetçiliğin asıl gayesinin geniş kitlenin iradesine dayanan bağımsız bir siyasî idare ve bu siyasî birlik içerisinde millî bir kültür tesis etmek olduğunu belirtmektedir.

Erol Güngör; Türkiye’nin sosyal ve kültürel meselelerine, siyasi ve ideolojik çizgiden uzak fakat tutarlı bir bakış açısıyla, kendine özgü bir yaklaşım sergileyebilmiştir. Özellikle, milliyetçilik, milli kültür, Türk aydınının durumu, eğitim meselemiz, modernleşme, batılılaşma ve son ikisinin paralelinde yaşadığımız kültürel değişmelerin seyri ve bu noktada, Türk milliyetçilerinin tutumlarının nasıl olması gerektiği hususları O’nun kafa yorduğu temel meselelerdir.

Güngör, sosyal psikolojiyi merkeze alarak, kendi neslinin ve sonra gelenlerin yapma cehdini ve cesaretini pek gösteremediği, disiplinler arası bir bakış açısıyla Türk cemiyetinin meselelerine dair eserler verdi.


En Çok Okunanlar