11 Temmuz 2019

  • Paylaş
erol güngör’de sosyal ve kültürel değişme kavramına bakış

Erol Güngör 1960’lardan itibaren Türkiye’de hızlanan sanayileşme ve kentleşme sürecinin ve siyasi kimlikler alanındaki çeşitlenmelerin getirdiği toplumsal ve siyasî bunalımları bir sosyal bilimci olarak değerlendirdi. Bunu yaparken sosyal meselelerin kültürel ve tarihî yönlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Erol Güngör 1960’lardan itibaren Türkiye’de hızlanan sanayileşme ve kentleşme sürecinin ve siyasi kimlikler alanındaki çeşitlenmelerin getirdiği toplumsal ve siyasî bunalımları bir sosyal bilimci olarak değerlendirdi. Bunu yaparken sosyal meselelerin kültürel ve tarihî yönlerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı ve tarihsel süreç içinde yaşanan kültür değişmelerini analizlerinin merkezine yerleştirdi ve özellikle Batıcılaşma/Batılılaşma olarak da gerçekleşen son iki asrın modernleşme sürecine odaklandı. Öte yandan Güngör, milliyetçi düşünce çizgisi diyebileceğimiz Ziya Gökalp (1876-1924) - Mümtaz Turhan (1908-1969) çizgisine önemli sayılabilecek katkılar yaptı. Bu katkıları hem kendisinden önceki isimlerin görüşlerinden faydalanmak hem de bu görüşleri eleştirel bir değerlendirmeye tâbi tutmak şeklinde oldu. Kendiside bizzat Gökalp-Turhan çizgisinde olduğunu belirtmekteydi. Fakat kültür-medeniyet tahlilleri bakımından Gökalp’e eleştirileri vardır. Mümtaz Turhan ise fiilen hocası olmuştur, ona büyük saygı duyar. Fakat özellikle sosyal meseleleri analiz ederken din ve tarih faktörünü işin içine dâhil eden yaklaşım tarzıyla hocasını aştığı kabul edilir (Akyol, 2006: 95).

Türkiye çok hızlı değişirken, Güngör, çalışmalarının amacını “çağdaş bir Türk milli kültürü” kurmanın gereği ve bunun yollarını aramak şeklinde ifade etmişti (Yılmaz, 2006: 160). Bu yollardan biri de hiç kuşku yok ki sosyal meselelerle ilgili temel kavramların ve bilhassa sosyal değişme ve kültür değişmeleri kavramlarının toplumun sorunlarına cevap üretebilmesi için yerli yerinde kullanılmasıydı. Erol Güngör de böyle bir cevap üretebilmek amacıyla, sosyal bilimci olarak Türk toplumunun son iki yüzyıllık modernleşme ve Batılılaşma tecrübesi boyunca geçirdiği sosyal-kültürel değişmelerle ilgili kendine özgü bir kavramsal şema etrafında açıklamalar getirmiştir. Bu anlamda bakıldığında Erol Güngör’de sosyal değişmenin daha çok bir kültürel değişme şeklinde anlaşıldığı görülmektedir. Bu yazıda Erol Güngör’ün sosyal ve kültürel değişmeyle ilgili görüşlerine ve bunları hangi teorik çerçevede ele aldığına değinilecektir.

 

Yazının devamı Düşünce Dergisi'nin Erol Güngör sayısında...

 



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Düşünce Dergisi'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

“İslam’ın Bugünkü Meseleleri” hem Erol Güngör’ün eserleri arasında, hem çağdaş Türk düşüncesi içinde hem de çağdaş İslam düşüncesi içinde önemli bir yeri haizdir.

erol güngör kaçışlar ülkesinin kaçkın olmayan evladı

Düşünce Dergisi'nin 8. sayısı Türk düşünce dünyasının en önemli mütefekkirlerinden olan Prof. Dr. Erol Güngör’ü ele aldı.

Erol Güngör, Türkiye’nin ve Türk aydınlarının sorunlarını anlamış, bunlara çözüm önerileri sunmuştur. Türk aydınlarının, Tanzimat’tan beri kendine yabancılaşma, milletinden ve kültüründen uzaklaşma cereyanının içinde yer almamış; Türk kültürünün içinde yer alıp, kültürden uzaklaşmadan modernleşmenin yollarını aramıştır.

erol güngör ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki

erol güngör’ün tarihte türkler adlı eserinde ittihat ve terakki hakkındaki görüşleriyle ilgili bazı değerlendirmeler

Milliyetçilik bir kültür hareketi olmasıyla ırkçılığı, halka dayanan bir siyasî hareket olmasıyla da otoriter idareleri reddeder diyen Güngör, milliyetçiliğin asıl gayesinin geniş kitlenin iradesine dayanan bağımsız bir siyasî idare ve bu siyasî birlik içerisinde millî bir kültür tesis etmek olduğunu belirtmektedir.

Erol Güngör; Türkiye’nin sosyal ve kültürel meselelerine, siyasi ve ideolojik çizgiden uzak fakat tutarlı bir bakış açısıyla, kendine özgü bir yaklaşım sergileyebilmiştir. Özellikle, milliyetçilik, milli kültür, Türk aydınının durumu, eğitim meselemiz, modernleşme, batılılaşma ve son ikisinin paralelinde yaşadığımız kültürel değişmelerin seyri ve bu noktada, Türk milliyetçilerinin tutumlarının nasıl olması gerektiği hususları O’nun kafa yorduğu temel meselelerdir.


En Çok Okunanlar