06 Nisan 2015

  • Paylaş
aydın ve oryantalizm
aydın ve oryantalizm

Aydına yüklenen anlam her ideolojik akım ve politik değerlendirmeye göre farklılık arz eder. Genel olarak da aydına olumsuz bir anlam yükleyenler daha çoktur. Aydın karşıtlığı hem muhafazakâr hem de solcu çevrelerde oldukça fazla karşılaşılan bir olgudur.

Aydına yüklenen anlam her ideolojik akım ve politik değerlendirmeye göre farklılık arz eder. Genel olarak da aydına olumsuz bir anlam yükleyenler daha çoktur. Aydın karşıtlığı hem muhafazakâr hem de solcu çevrelerde oldukça fazla karşılaşılan bir olgudur. Belki de bu yüzden Bertrand Russel gibi birisi bile, bu konuda şunları söyleyebilmiştir: “Ben hiç bir zaman kendime aydın demedim. Kimse de yüzüme karşı bana böyle demek cesaretini gösteremedi. Kanımızca, aydın sahip oldu- ğundan çok daha fazla düşünsel yeteneği varmış gibi kendisini gösteren kimsedir ki, umarım bu tanım bana uymaz”. Raymond Aron ise Aydınların Afyonu adını verdiği eserinde aydını çifte standart kullanmakla ya da ideolojik afyon yutmak ve yutturmakla suçlamaktadır. Aron şöyle yazmaktadır; “demokrasinin kusurlarına en küçük müsamahası olma- yan, ama bir doktrin adına işlenmişse en büyük cinayetleri hoş gören aydınların bu davranışlarını izaha çalışırken sol, ihtilal, proletarya gibi mukaddes kelimelerle karşılaştım” demektedir.



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları Düşünce Dergisi'ne aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.

  • Paylaş

İçindekiler

Sayı 1 - Entelektüel içinddekiler

İnsan, “sonsuz, sınırsız ve sırasız” bir evrende, kendi varlığını, bütün- lüğünü, canlılığını sürdürür. İnsanlar bunlardan kaynaklanan “belirsiz, tanımsız, bilinmez” gerginlik hallerini “belirli, tanımlı ve bilinir” kılmaya çalışır. İnsanın bu çabalarına en büyük destek din, tarih ve kültürden gelmektedir. İnsanlar, hayata din, tarih ve kültür ile tutunurlar.

-türk milliyetçiliğinin türk sineması’ndaki serüveni üzerine kısa bir inceleme-

tutulmus  akılla ironi ye bag lanan bel

Teknoloji ve küreselleşmeye paralel olarak günümüz toplumlarının yaşam tarzları ve buna bağlı olarak toplumsal-kültürel yapıları hızla değişiyor.

carl schmitt in politik romantizmi

Romantizm 19. yüzyılda Avrupa’da edebiyatta, sanatta ve entelek- tüel alanda ortaya çıkmış bir akım olarak tarif edilir. ugün “romantizm”, “romantik” denince akla aşkla duyguyla yoğrulmuş insanlar ve bunların sergiledikleri hareketler gelmektedir.

bir entelektu el hastalıg ı olarak mu kemmelliyetc ilik

Mükemmele ulaşma kaygısı, insanların üretkenliğini de olumsuz etkileyebilmektedir. Bu kaygı yalnızca yapılan işi en iyiye ulaştırma yönünde gayret etmek şeklinde ilerlemez. Zaman zaman başarısızlıktan kaçma olarak da kendini gösterebilmektedir.


En Çok Okunanlar